ingliş-türkiş?
ben buralara uğramayalı ingliş olan panelim türkişe dönmüş. komik yapmışlar çevirileri: gönderi, türkçe demeye şahit istiyor.
uykularımı tam alamıyorum, sonra sabahları uyanamıyorum. nerde bu doktorlar, nerde çareler?
bu gece biraz sınırı aştım, dobisko.com. yemek yeme yerlerini-türkçeleştirme çabası: p- insanlar bu sitede paylaşıyor. aa insanlar ne tuhaf:p sonracığıma, baktım işi abartıyorum, aklına gelen her mekanı yazacağına uyusan ya gülüm dedim ve bıraktım. biraz daha devam edersem, sitenin kurucusundan komisyon almam lazım, bedavadan olmaz şeker öyle hep hep.
dün sermin'de kaldım. evin aç kedisini doyurmaya çalıştık. herkes tok idi. benim sayemde süper bir yemek yediler:p etlere dokunmadan et yemeği pişirdim. annemin yanına gidince, ilk öğrenmek istediğim et yemeklerinin nasıl pişirildiği olacak. etin hayatımızda elzem olduğunu anladık. bu yurtdışı macerası bana daha ne öğretecek bilmiyorum. ama bayağı şey öğrendiğim, kendime prenses gibi davrandığım kesin ahahah. yalnızlık bazen de doyurucu oluyormuş. bence de ilginç:)
marketlere girdiğimde, sakız, büsküvi ve çikolatalara dadanma alışkanlığımın artışı olumlu olmasa da serotonin hormonuna da saygı duymak gerektiğini biliyorum.
dünya üzerinde sadece sebze ile yaşanmayacağını anlıyorum. sebzeler çok sınırlı. ya da benim aklım kıt.
makarna ancak gece yarısı pendik'te tv makinası eşliğinde pişince lezzetli oluyormuş. burada değil.
gece alışveriş yapmak zaman kazandırıyormuş.
geç yatmak sabah erken kalkma üzerine olumsuz etkide bulunurmuş.
iyi geceler... :)
uykularımı tam alamıyorum, sonra sabahları uyanamıyorum. nerde bu doktorlar, nerde çareler?
bu gece biraz sınırı aştım, dobisko.com. yemek yeme yerlerini-türkçeleştirme çabası: p- insanlar bu sitede paylaşıyor. aa insanlar ne tuhaf:p sonracığıma, baktım işi abartıyorum, aklına gelen her mekanı yazacağına uyusan ya gülüm dedim ve bıraktım. biraz daha devam edersem, sitenin kurucusundan komisyon almam lazım, bedavadan olmaz şeker öyle hep hep.
dün sermin'de kaldım. evin aç kedisini doyurmaya çalıştık. herkes tok idi. benim sayemde süper bir yemek yediler:p etlere dokunmadan et yemeği pişirdim. annemin yanına gidince, ilk öğrenmek istediğim et yemeklerinin nasıl pişirildiği olacak. etin hayatımızda elzem olduğunu anladık. bu yurtdışı macerası bana daha ne öğretecek bilmiyorum. ama bayağı şey öğrendiğim, kendime prenses gibi davrandığım kesin ahahah. yalnızlık bazen de doyurucu oluyormuş. bence de ilginç:)
marketlere girdiğimde, sakız, büsküvi ve çikolatalara dadanma alışkanlığımın artışı olumlu olmasa da serotonin hormonuna da saygı duymak gerektiğini biliyorum.
dünya üzerinde sadece sebze ile yaşanmayacağını anlıyorum. sebzeler çok sınırlı. ya da benim aklım kıt.
makarna ancak gece yarısı pendik'te tv makinası eşliğinde pişince lezzetli oluyormuş. burada değil.
gece alışveriş yapmak zaman kazandırıyormuş.
geç yatmak sabah erken kalkma üzerine olumsuz etkide bulunurmuş.
iyi geceler... :)

1 Comments:
yorumlarını gördüm ve plaketini kargoya verdim. dobişkoya emeği geçenlere bir hediyemiz :p
yemek yeme yerleri demicektik de ne dicektik hem? neresi türkçeleştirme bunun. google mı sandın bizi :)
etsiz bir hayat düşünemiyorum ben. bence sen de karnıbahar yemeyi bırakıp et konusuna ciddiyetle eğilmelisin :p
Post a Comment
<< Home