es rüzgar!
montreal rüzgarlı bugün. bahar rüzgarı efil efil esiyor.
arasıra sokaktan araba ve müzik sesleri geliyor. montreal alışık değil, kış uykusundan yeni uyandı zira. belki de ancak 2 ay bu kadar canlı olacak.
sokaktan gelen sesler bana hisarüstü balkonunu hatırlatıyor bazen, dalmışken kelimelere özellikle. orada koca bir sokağa-ve belki bulvar bile denebilir- tepeden bakan balkon, ince dallı ağacıyla. rüzgarın vuruşuyla yelpaze gibi yanaşır, huzur salar içine. özellikle geceleri geç saatlerden sabah ışıklarına kadar bitmeyen sesiyle hisarüstünün, hemen binanın altında simitçide oturan insanların güzel kahkahaları ve muhabbetleriyle..gecenin kendine has sessizliği hiç olmaz hisarüstünde. değişmediyse eğer..
çıkarırsın yemek masasını, yemeğini de yersin, içersin, finallerine de çalışırsın, muhabbet edersin molalarda, sonra yine dalarsın çalışmaya, aşık olduğun adamı da düşünürsün okuduğun her hukuk metninin üç satırında bir, arasıra ev arkadaşların gelir balkona-bazen yalnız da olmassın orda-, gece alırlar radyo çaları, bağıra bağıra şarkılar söylersiniz boğaza karşı, balkonda yere oturup görünmeme şartıyla aşağıdan, sonra insanları gözetlersin, muhabbetlere de kulak kabartırsın, evden çıkmana gerek kalmaz, otur o balkondan seyreyle koca boğaziçi ne yapıyor, en son hangi arabalar çıkmış, krolar bmw kullanımında mı önde bu yaz yoksa mercedes- modada trend nedir-sarı saçlı kız oranındaki artış, azalış, taksimden en geç saatte gelenler kimlerdir. alabildiğine güzellik...her şey yerinde ve vaktinde güzeldir, bundan sonra daha güzel balkonlarda oluruz inşallah.
arasıra sokaktan araba ve müzik sesleri geliyor. montreal alışık değil, kış uykusundan yeni uyandı zira. belki de ancak 2 ay bu kadar canlı olacak.
sokaktan gelen sesler bana hisarüstü balkonunu hatırlatıyor bazen, dalmışken kelimelere özellikle. orada koca bir sokağa-ve belki bulvar bile denebilir- tepeden bakan balkon, ince dallı ağacıyla. rüzgarın vuruşuyla yelpaze gibi yanaşır, huzur salar içine. özellikle geceleri geç saatlerden sabah ışıklarına kadar bitmeyen sesiyle hisarüstünün, hemen binanın altında simitçide oturan insanların güzel kahkahaları ve muhabbetleriyle..gecenin kendine has sessizliği hiç olmaz hisarüstünde. değişmediyse eğer..
çıkarırsın yemek masasını, yemeğini de yersin, içersin, finallerine de çalışırsın, muhabbet edersin molalarda, sonra yine dalarsın çalışmaya, aşık olduğun adamı da düşünürsün okuduğun her hukuk metninin üç satırında bir, arasıra ev arkadaşların gelir balkona-bazen yalnız da olmassın orda-, gece alırlar radyo çaları, bağıra bağıra şarkılar söylersiniz boğaza karşı, balkonda yere oturup görünmeme şartıyla aşağıdan, sonra insanları gözetlersin, muhabbetlere de kulak kabartırsın, evden çıkmana gerek kalmaz, otur o balkondan seyreyle koca boğaziçi ne yapıyor, en son hangi arabalar çıkmış, krolar bmw kullanımında mı önde bu yaz yoksa mercedes- modada trend nedir-sarı saçlı kız oranındaki artış, azalış, taksimden en geç saatte gelenler kimlerdir. alabildiğine güzellik...her şey yerinde ve vaktinde güzeldir, bundan sonra daha güzel balkonlarda oluruz inşallah.

2 Comments:
i hope so..
sağolasın sacid dostum.
Post a Comment
<< Home