Sunday, February 25, 2007

heeeyyyt uleeen!

bilmediğin bir yere giderken acele etmek kadar lüzumsuz bir şey olamaz. kitapçı kapanacak mı? kapansın, zaten o acele ile bilmen gerekenleri bile bilmiyorsun.
indiğim yerde acele ile bilmediğim bir otobüse binince bayağı bir yuvarlak çizip başağrısı ile indim. çıkan sonuç: amaçlar ne olursa olsun insanların gözünü kör etmemeli.

oldukça sıkıcı bir gün idi.
yalnızlık beni alışverişe vuruyor. aldıklarımın verdiği küçük ve geçici mutluluklara bile heyecanla bakıyorum. küçücük şeylerden mutluluk beklemek. küçük derken, onları alamayan o kadar çok insan varken küçük deyip küçümsemek de istemiyorum. demek istediğim aslında açık değil mi? ben biliyorum ne dediğimi, boşvereyim gerisini. asıl mesele böyle giderse alışveriş de keyif vermeyecek. hatta vermemeye başladı bile. çikolata almak bile yük gibi geliyor bazen. Allah akıl ve anlama kaabiliyeti versin inşallah.

montreal'in büyük üç kitapçısında bir travenian kitabı bulamadım ya, ne diyeyim bilmiyorum. başka bir ders kitabı daha arıyordum, 3 haftaya getirirlermiş eğer sipariş verirsem. oldu canım. istanbulda olsa ne diyonuuuz bee, dalga mı geçiyonuuz derdim. küçük gibi görünüyor ama insanı cidden sıkıyor. istiklale gideceğim de bana 3 haftada getiririz diyecekler..hahaha.

sonracığıma, ben cidden bayağı sıkıldım be!

1 Comments:

Blogger sacidu said...

yokluğunun sebebi yanlış otobüse binmendi demek :)

kendini sorgulamamalısın bence. şunu şu yüzden yapıyorum bunu bu yüzden yapıyorum bunlar aslında şöyle böyle derken elinde hiçbişey kalmayverir. zamanında keyif alarak yaptığın şeylerin sorgulaya sorgulaya anlamını yitirmeye başladığını görürsün. git alışverişini yap çikotalarının resmini çek fln. crunch al çok güzel bişey. geçen yedim ben :p

travenian diye sorduğundan olabilir mi? türkiyede trevanian diye satılıyor bu adamın kitapları. doğrusu ne acaba :) olmadı internetten alırsın. teslimat için verebileceğin bi adres ayarlaman yeterli :)

26 February, 2007 05:05  

Post a Comment

<< Home