itsevondırfulvondırfullayff
...
and, i neeeed a friend,
ohh, i need a friend,
to make me happyy..
not stand here on my own..
i neeeed a friend,
to make me happyy..
not so alone...*
nuray'a sordum, normalmiş asosyal hissetmem, alışırmışım. eğer birkaç güne düzelmesse bakarız dedi. ne yaparsın yani pisikolok hanım dedim, bir şey demedi. iyi dedim ben de. zaten arkadaşım olmasan pisikolok lafı dinleyecek değilim. dozi ile konuştum. asker kardeş dedi normal 2 hafta ver kendine. annemle konuştum nihayet. ona tabi fazla sızlanmıyorum üzülmesin diye. ama çok ayıp diye teselli ediyor beni. tamam abartmayın alışacağız işte. ama kolay da olmuyor.
"belki" sözcüğünü çok kullanırım, artık buna bir yenisi daha eklendi sevgili seyircileriiim. "ama"..
fekat, lakin anlamlarına gelmekle birlikte ayh burhean bey..onun google videoya konulması hayali ile geçirdim akşamı. sacid demez mi tekrardı diye. dünyam yıkıldı. şimdi burheaan yoksa ben neye güleceğim.
melahat mail çekti. yarın beni ve bir arkadaşını evine davet ediyor. babam ve oğlum'u izlermişiz. bu intihar demek benim için. ben ağlak bir insanım. böyle duygusallıklara gelemiyorum burheeaan bey.
ya anne bak burda olsan ben bu kadar kötü olmam. neyse artık.
nurcan teyze vefat etmiş. o kadar üzülüyorum ki aklıma geldikçe. kadın kurtuldu o ağır hastalıktan. ama insan dayanamıyor, dev gibi kadındı. onunla bir araya gelmişliğim çok değildir ama hatırladıklarım film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden. hatırlıyorum ilk tanıştığımız günü. bizim evde bir faaliyet var idi. artık neydi hatırlamıyorum geçmiş zaman. bu rahmetli teyzem bir alt katımızda otururdu. terlikleri ile eve girmişti. namaz kılınan eve dışarı ayakkabısı ve terliği sokulmaz ama gel de söyle ilk gelen birine. nezaketsizlik olur. küçüğüm de. en fazla 14. diyemedim bir şey. kapıdan girdi ben daha bir şey diyemezken sağ elini madam edasında bir erkeğe uzatır gibi alın seviyeme uzattı. ben anlayamadım nolduğunu ve ne yapmam gerektiğini. sonra aldım eli ve öptüm. öpüp alnıma koymam mı lazımdı yoksa sadece erkek gibi öpmem mi bilmiyordum. ne yaptım hatırlamıyorum da. ama içimden geçen teyzenin pek havalı davrandığı ve gıcık olduğumdu. salona geçti tabi terliklerle. ikinci gelişinde teyzeye terlik, ayakkabı durumunu annemler açıklamıştı. kadıncağızın eşi subay idi. ve öyle bir kültürden gelmiş olunca ben anlayamamıştım. gerçi her subay eşi böyle yapmaz ama öyle işte. başörtülerimize ilk zamanlar çok laflar söyledi, iyi niyeti ile. cehaletinden idi. inanıyorum cehaletinden idi. ben örtündüğümde sen de mi brütüs gibisinden bana bir brifing(!) bile vermişti. her şeye rağmen iyi kadındı, yüreği iyiydi. son yıllarını hep ibadet ile geçirdi. Allah taksiratını affeylesin, eşinin vefatından sonra oldukça zorlu günler geçirdi. birbirlerini deli gibi seviyorlardı, bir anları ayrı geçmezdi. böyle ayrılıklar, bu tip ayrılıklar sonrası yalnızlıklar ne kadar ağır olur. hep düşünür ve korkarım. korkunun ecele faydası var mıdır?
tevekkül etmek lazım. zira korku, tevekküle şeytan.
biliyorum karanlıklar çökünce için daha bir acıyor ama..şükret esra, hala hayatta tüm sevdiklerin ve sen..
---
*black
and, i neeeed a friend,
ohh, i need a friend,
to make me happyy..
not stand here on my own..
i neeeed a friend,
to make me happyy..
not so alone...*
nuray'a sordum, normalmiş asosyal hissetmem, alışırmışım. eğer birkaç güne düzelmesse bakarız dedi. ne yaparsın yani pisikolok hanım dedim, bir şey demedi. iyi dedim ben de. zaten arkadaşım olmasan pisikolok lafı dinleyecek değilim. dozi ile konuştum. asker kardeş dedi normal 2 hafta ver kendine. annemle konuştum nihayet. ona tabi fazla sızlanmıyorum üzülmesin diye. ama çok ayıp diye teselli ediyor beni. tamam abartmayın alışacağız işte. ama kolay da olmuyor.
"belki" sözcüğünü çok kullanırım, artık buna bir yenisi daha eklendi sevgili seyircileriiim. "ama"..
fekat, lakin anlamlarına gelmekle birlikte ayh burhean bey..onun google videoya konulması hayali ile geçirdim akşamı. sacid demez mi tekrardı diye. dünyam yıkıldı. şimdi burheaan yoksa ben neye güleceğim.
melahat mail çekti. yarın beni ve bir arkadaşını evine davet ediyor. babam ve oğlum'u izlermişiz. bu intihar demek benim için. ben ağlak bir insanım. böyle duygusallıklara gelemiyorum burheeaan bey.
ya anne bak burda olsan ben bu kadar kötü olmam. neyse artık.
nurcan teyze vefat etmiş. o kadar üzülüyorum ki aklıma geldikçe. kadın kurtuldu o ağır hastalıktan. ama insan dayanamıyor, dev gibi kadındı. onunla bir araya gelmişliğim çok değildir ama hatırladıklarım film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden. hatırlıyorum ilk tanıştığımız günü. bizim evde bir faaliyet var idi. artık neydi hatırlamıyorum geçmiş zaman. bu rahmetli teyzem bir alt katımızda otururdu. terlikleri ile eve girmişti. namaz kılınan eve dışarı ayakkabısı ve terliği sokulmaz ama gel de söyle ilk gelen birine. nezaketsizlik olur. küçüğüm de. en fazla 14. diyemedim bir şey. kapıdan girdi ben daha bir şey diyemezken sağ elini madam edasında bir erkeğe uzatır gibi alın seviyeme uzattı. ben anlayamadım nolduğunu ve ne yapmam gerektiğini. sonra aldım eli ve öptüm. öpüp alnıma koymam mı lazımdı yoksa sadece erkek gibi öpmem mi bilmiyordum. ne yaptım hatırlamıyorum da. ama içimden geçen teyzenin pek havalı davrandığı ve gıcık olduğumdu. salona geçti tabi terliklerle. ikinci gelişinde teyzeye terlik, ayakkabı durumunu annemler açıklamıştı. kadıncağızın eşi subay idi. ve öyle bir kültürden gelmiş olunca ben anlayamamıştım. gerçi her subay eşi böyle yapmaz ama öyle işte. başörtülerimize ilk zamanlar çok laflar söyledi, iyi niyeti ile. cehaletinden idi. inanıyorum cehaletinden idi. ben örtündüğümde sen de mi brütüs gibisinden bana bir brifing(!) bile vermişti. her şeye rağmen iyi kadındı, yüreği iyiydi. son yıllarını hep ibadet ile geçirdi. Allah taksiratını affeylesin, eşinin vefatından sonra oldukça zorlu günler geçirdi. birbirlerini deli gibi seviyorlardı, bir anları ayrı geçmezdi. böyle ayrılıklar, bu tip ayrılıklar sonrası yalnızlıklar ne kadar ağır olur. hep düşünür ve korkarım. korkunun ecele faydası var mıdır?
tevekkül etmek lazım. zira korku, tevekküle şeytan.
biliyorum karanlıklar çökünce için daha bir acıyor ama..şükret esra, hala hayatta tüm sevdiklerin ve sen..
---
*black

0 Comments:
Post a Comment
<< Home