about real love if it exists:p
nefes aldığımız yerde; avrupa, asya, afrika, amerika daimi bir gerçeklik peşindeyiz, hepimiz.
"gerçek" diye bir şey olmadığını kabulleneyemeyerek.
bir anlam yükleme peşindeyim.
anlamların çoğunun dünyevi yani koca yanılsamalar olduğunu bile bile..
insan unutmaya meyilli yaratılmış. lakin komut veremiyoruz şu cücük beyinlerimize şunu unut, bunu unutma diye.
unutmak güzelken bazen, bazen çok acı. mesela lüzumsuz şeylerin ve acıların Rab tarafından unutturulması hoş iken, acı deneyimlerin neticelerini unutup yahut yapılan çıkarımları unutup tekrar hatalara dalmak ne nahoş..
hayır bunlar sadece aşk için değil. her şey için. bu yazıda bağlanacağı nokta idi aşk. o kadar.
bir kaç saat önce msnde bir aşk itirafına şahit oldum pek sayın seyirciilerr. kız ile oğlan ayrı ülkelere gidince, kız msnden biz ayrıldık şimdi, sen buraya gelince yeniden birleşiriz diyor. bizim oğlan acı içinde. ben de şey. ölen kadının adı. hani dert dinliyordu. ismi lazım değil, o kısaca. dinliyorum. şimdi kız yakınımda, gitsem dövsem. sonra diyorum yanılsamalar için mücadele vermeye değer mi. aşk oluyor yanılsama-kızmayın- bir kitap vardı. yanılsamalar kitabı diye. paul auster kitabı idi sanırım. o kitabın kapağı bile aklımdadır, neden almamışımdır bilmem. olaya dönelim. hatun yalnız hissettiği ve başkaları ile olmak istediği için oğlana bunu diyor. buna rağmen bu oğlumuz buraya gelme planları yapıyor. dedim oğlum aklını başına al. hayatın çocuk oyuncağı mı.. daha ne kızlar çıkar karşına. yarın dese ki ben seni sevmiyorum değer mi hayatını geride bırakmana. bi de bakayım e güzel yavrum, hı? sen güzellerini hakediyorsun a canım benim. tamam dedi düşüneceğim. ben görevimi yaptım ... olarak. anladın sen o adı, ben unuttum.
görünen köy kılavuz istemezken, gözleri kapatıp köye dalıp kılavuza tekme atmanın anlamı ne?
anlam mı? anlam arama.
aşk mı? gerçek sanma.
sağlıcakla kal..
"gerçek" diye bir şey olmadığını kabulleneyemeyerek.
bir anlam yükleme peşindeyim.
anlamların çoğunun dünyevi yani koca yanılsamalar olduğunu bile bile..
insan unutmaya meyilli yaratılmış. lakin komut veremiyoruz şu cücük beyinlerimize şunu unut, bunu unutma diye.
unutmak güzelken bazen, bazen çok acı. mesela lüzumsuz şeylerin ve acıların Rab tarafından unutturulması hoş iken, acı deneyimlerin neticelerini unutup yahut yapılan çıkarımları unutup tekrar hatalara dalmak ne nahoş..
hayır bunlar sadece aşk için değil. her şey için. bu yazıda bağlanacağı nokta idi aşk. o kadar.
bir kaç saat önce msnde bir aşk itirafına şahit oldum pek sayın seyirciilerr. kız ile oğlan ayrı ülkelere gidince, kız msnden biz ayrıldık şimdi, sen buraya gelince yeniden birleşiriz diyor. bizim oğlan acı içinde. ben de şey. ölen kadının adı. hani dert dinliyordu. ismi lazım değil, o kısaca. dinliyorum. şimdi kız yakınımda, gitsem dövsem. sonra diyorum yanılsamalar için mücadele vermeye değer mi. aşk oluyor yanılsama-kızmayın- bir kitap vardı. yanılsamalar kitabı diye. paul auster kitabı idi sanırım. o kitabın kapağı bile aklımdadır, neden almamışımdır bilmem. olaya dönelim. hatun yalnız hissettiği ve başkaları ile olmak istediği için oğlana bunu diyor. buna rağmen bu oğlumuz buraya gelme planları yapıyor. dedim oğlum aklını başına al. hayatın çocuk oyuncağı mı.. daha ne kızlar çıkar karşına. yarın dese ki ben seni sevmiyorum değer mi hayatını geride bırakmana. bi de bakayım e güzel yavrum, hı? sen güzellerini hakediyorsun a canım benim. tamam dedi düşüneceğim. ben görevimi yaptım ... olarak. anladın sen o adı, ben unuttum.
görünen köy kılavuz istemezken, gözleri kapatıp köye dalıp kılavuza tekme atmanın anlamı ne?
anlam mı? anlam arama.
aşk mı? gerçek sanma.
sağlıcakla kal..

4 Comments:
çok karışık yazmışsın ya anlamadım ben o adı. kimdi o kadın :)
nedendir bilmem 'before sunset'i hatırlattı birden:) alakasızlık işte:P
This comment has been removed by the author.
keşke before sunset kadar karşılıklı yaşansa bir şeyler..
yok elacım.
yine de, görünüşte o hissi veriyordur..doğrudur..
sacid, güzin abla.
Post a Comment
<< Home