Thursday, August 02, 2007

the reason



insanın maşukuna benzer suratlar, benzer tavırlara sahip insanlar bulduğunda ona sarılıp kalması neden gelir bilir misin acep? yani hiç düşündün mü? hiiç mi düşünmedin? ayhh inanameyoruum. ben hiç yaşamamışım desene:p uzatmayalım diyelim ki ben bugün bu klibi buldum, uzun uğraşlar sonucu. ve sonra yaz be esram bi post kapak olsun dedim:p -neye oluyor orasını bilmiyorum:))ama hep severim bu lafı.
o benzerler genelde ünlü insanlar arasından çıkar. sevdiceği o kadar uzak ve soğuktur ki bazen onu görmesi bir ünlüye ulaşmasından daha zordur. oluşturduğu yeni yüzü dünyanın bir ucunda olsa gider bulur, açılır elbet tüm kapılar. lakin ufacık kilometrelere bağlı bir uzaklıkta olsa da sevdiği kapı eşiğine vardırmıyorsa başka bir kişide arar bulur o yüzü, bakışları, tavırları ve aradığı o her ne ise’yi. en azından o benzer yüzü görme imkanı maşukunu görme imkanından daha büyük bir yüzdeyi kaplar ve de ben diyorum ki bu da ayrı bir acı ve ironidir.

bu şarkıyı bu ironiye armağan ediyorum:)

ayh bir de tabi,
tüm seven ve sevilenlere gelsin şarkım:ppp
:0

Monday, July 30, 2007

from now on, i'm a well-known photographer:p



oldport bölümünde lacking'in bir fotosu yayınlandı. yukarıdaki tablonun üst çerçevesindeki old montreal başlığına girip, açılan sayfada oldport'u tıklayınca tüm fotolara ulaşabiliyoruz. o kadar söyledim nick koymayın diye. isim soyad koyun.
bunlar hep yolumu kesmek için yapılan şeyler, kınıyorum şiddet ile, hıh!
:p

Monday, July 09, 2007

trying to be back in my life again after days

şöyle bir baktım geleli 1 ayı birkaç gün geçmiş bile.
post yazmıyordum, son fotoğraftan sonra içim el vermedi değiştirmeye. hep öyle kalsın istedim. ama olmaz hepimiz devam ediyoruz hayatlarımıza, başkalarını sokarak..
neden söylüyorum bunları?

rüyalarımda hala montreal'deyim. henüz rüyalarda tr sınırına girebilmiş değildim.
ta ki düne kadar. banuş'un oks sonucunu rüyamda görünce, buradaki hayata dönmeye başladığımı gördüm.

sizleri çok özledim..
yaşadığım en problemsiz, karşılıksız, samimi ve içten arkadaşlıkları kurmuşken ayrılmak o kadar koy'du ki..
-koymak kelimesi en güzel oturan-

yukarıda dediğim gibi, herkes hayatına kaldığı yerden devam etmek zorunda ve ediyoruz da.
bir gün ortak bir noktada buluşmak, maceralarımıza bir macera daha katmak en heyecan veren hayallerimden.

sağlıcakla.. hele bir de yatarken..

Thursday, May 24, 2007

lost season 3 final

lost bitti. konuşulacak şeyler artık iyice azalıyor dünyada. lüzumsuz yani.


lost uğruna bu delilerle tüm akşamı geçirdik.


indirdim, yine izleyeceğim.


bu fotoyu da dün aldık.


türk kahvesi bardaklardaki.


hiç beğenmedim pişirdiğim kahveyi.


Tuesday, May 22, 2007

thousand islands





adalara gitttikk, temiz hava aldık geldik.



güldük, eğlendik.



son günlerimizi değerlendirmekteyiz...

Saturday, May 19, 2007

az kaldı

ayın hala 19'u burada. coşkuyla bir 19 mayıs daha geçiremedik sayın seyirciler:p
biz telaşemiz içinde bayram mı görüyoruz Allahaşkına!
gelirken günleri sayıyorduk, bir baktık yine sayılacak kadar gün kalmış dönüşe.
terkedişler hep böyle zor. hep arda bir şeyler bırakılıyor, en önemlisi harcanan ömürler.
ömrümün yaklaşık 5 ayını erzurumda geçirdim, bebek iken. işte o ayrılık, ayrılığın ne olduğunu bilmediğim, anlamadığım son ayrılıktı.
"gün gelir de bir gün durulur muyum
sorular sormaktan yorulur muyum"

eşya toplamak dahi gelmiyor içimden. hala geziyorum ve umursamıyorum toparlanmayı şu an. evet biliyorum 2 hafta gibi bir zaman var önümde..son 2 gün paketleyip, kendimi arasına sıkıştırıp hayatımın keşmekeşine döneceğim. nolur acılı olmasın...


1 yıl istanbul'u çok büyütmez elbette, ama ben daha bir büyüdüm. umarım şehrime dönünce küçülmem.

ah ayrılık yaman ayrılık..

Sunday, May 06, 2007

aşk bir sudur, iç iç kudur.

uzun süre olmuş.
bu hafta hep aşk konuşuldu. işi olmayanların lafı aşktır:p
alttaki diyalogda bu konu üzerindeki son diyalog olsun.

dikkat! bu bir msn dialogudur:p

e s r a:
how is it going?
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
good
e s r a:
after the problem, have u talked to her or not?
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
yes
e s r a:
so?
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
can u imagine?
e s r a:
no i cant. maybe you can tell
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
jaja ok
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
so we still same
e s r a:
what do you mean with same?
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
i know is wrong all this
e s r a:
you're pushing yourself into mud.
e s r a:
good luck my lovely friend..
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
-şaşkınlık ifadesi-
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
i know, but...
e s r a:
pls dont tell me it's love.
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
why?
e s r a:
because it's not.
e s r a:
sorry.
¦¦ £mmanuel V ë ® ª ¦¦:
u why u think that
e s r a:
love is different than stupidity. sorry.